KEYİF VERİCİ MADDE
Kimisi çikolatadan keyif alırken kimisi çiçeklerle mutlu olur. Roadsterlar arasında akla ilk gelen Mazda MX-5 de hayata keyif katanlar arasında sınıflandırılabilir.
Onun müşteri kitlesi o kadar genişti ki; 18 yaşındaki genç tüketicilerden, 50 yaşındakilere kadar, kadın erkek ayrımı olmadan birçok kişinin sevgisini kazanmayı başardı. Otomobil, dünya genelinde öyle büyük sükse yaptı ki 2000 yılında Guinness Dünya Rekorlar Kitabına (Guinness World Records) Dünyanın en çok satan roadsterı olarak adını bile yazdırdı.
Mazda MX-5’in yere yakın sürüş pozisyonu sporcunun içinde olduğunuzun ispatı. MX-5 sanki sizin vücudunuzun bir parçasıymış gibi tamamen sürücü ve yolcusunu sarıyor. Bu yüzden aracın içinde küçük eşya gözü bolluğu, yüksek baş ya da bacak mesafesi gibi istekleri çok cömert olmadan, “mümkün olabileceği” kadar yerine getirebiliyor.
Ülkemize yalnızca umaş tenteyle ithal edilen MX-5’in içinde rüzgar gürültüsü tavan kapalıyken bile etkisini gösteriyor.
Öne yerleştirilen motor ve arkadan itiş kombinasyonu çok iyi kurulan aracın dengesi 50/50 oranında. 6 ileri manuel şanzıman kısa geçiş yolları ve kemikli yapısıyla sportifliği güçlendiriyor ve araçtan keyif alınmasını sağlıyor. Arkadan itişli otomobil virajlarda ve ani gaz tepkilerinde gücünü dışarıya hissettirecek tepkilere yeltensede DSC (Dinamik Stabilite Kontrol) sistemi hemen dizginleri eline alıyor. 2.0 lt’lik motorun 163 HP’lik güç arka tekerleklere limitsiz iletildiğinde MX-5’in arkası adeta “rodeo” yapıyor.
